Sonsuza Kadar Tatil Hayali

August 27, 2018

 

Kusursuz bir hedef sanrısı olarak 

Sonsuza Kadar Tatil Hayâli

 

Çoğumuz için tatil bitti. Tatili bitenler boğazlarında birer düğümle, tabiri caizse “kös kös” normal hayatlarına döndüler ve hep bir ağızdan dediler ki “keşke hayat hep tatil olsa”. Peki ya bu dilek bir anda gerçekleşiverse ne olurdu acaba? Bu tatillerin büyük keyfini ömür boyu sürdürebilir miydik? Hayatlarımız gerçekten de hiç bitmeyen birer bayrama dönüşür müydü? Haydi gelin, bu soruların yanıtlarını hep birlikte arayalım…

 

 

 

 

Tatiller tabi ki sevilir. Tatil yapmayı sevmeyen olur mu hiç? Peki niye severiz tatilleri? 

 

Bu soruyu sizlere sorsak, muhtemelen şu yanıtlardan bir ya da birkaçını verirsiniz:

 

  • Normalde hiç dinlenemediğim kadar çok dinlenebildiğim için

  • Normalde hiç eğlenemediğim kadar çok eğlenebildiğim için 

  • Normalde hiç yüzemediğim kadar çok yüzebildiğim için

  • Normalde hiç gezemediğim kadar çok gezebildiğim için

  • Normalde hiç hissetmediğim kadar özgür hissedebildiğim için

  • Normalde hiç içemediğim kadar çok içebildiğim için

  • Normalde hiç okuyamadığım kadar kitap okuyabildiğim için

  • Normalde hiç çok vakit geçiremediğim arkadaşımla vakit geçirebildiğim için

  • (…..)

 

Bir sürü farklı cevabın da aslında aynı kapıya çıktığının farkında mısınız? Ortak özellik çok açık değil mi?

 

Normal yaşantımızda yapamadığımız ya da az yapabildiğimiz şeyleri rahatlıkla yapabileceğimiz dönemlere tatil demeyi öğrenmişiz.

 

Tatiller tabi ki sevilir çünkü tatiller, yaşadığımız düzende bireylerin patlamaması için geliştirilmiş üç önemli emniyet supabından biridir. Üç demişken diğerlerini saymamak da olmaz: Köşeyi dönebilme ihtimalimiz ve rahat emeklilik hayâllerimiz de diğer iki emniyet supabımız… 

 

Bu yazının gidişatından konuyu, “tatilde yaptığınız şeyleri normal hayatlarınızda da yapmayı becerin, hayat size her gün bayram olsun kardeşlerim” noktasına getireceğimi düşünmüş olabilirsiniz ama bu yazı oraya gitmiyor. “Yahu senede bir tatilimiz var, onu da kişisel gelişim malzemesi yapıp burnumuzdan getirme” diyenlerinizin sözünü dinlemeye karar verdim. Artık bir hafta falan değil tatiliniz. Sizi müebbet tatile mahkum ediyorum. Ölene kadar tatil. Hem de siz nasıl isterseniz o şekilde! Oyun başlasın!

Müebbet tatil hayâlimizde para havadan geliyor. Tatilde yapmak isteyeceğiniz her şey size bedava ya da gerekli para “abra kadabra” şeklinde cebinizde bitiveriyor! Bir tatilde her ne yapmayı isterseniz işte size bunları yapmak için ömür boyu süre. Üstelik para derdi de yok.

 

Oyunun tek bir kısıtlaması var o da şu: Çalışmak yasak. “Kitap yazarım yahu” falan demeyin, o da iş. Bir bostanlık çevirir, domates biber patlıcan eker biçerim de diyemezsiniz. O da iş. “Aman kolay be anacım, yemek yapmayı severim ben. Dünyayı gezer, değişik malzemelerle çeşit çeşit yemek yaparım” diyecek olanınız varsa maalesef bu hayâl de faul. Aşçılık hayali kurarak tatil mi olurmuş? Baştan anlaşalım da…

 

Evet, hadi bakalım müebbet tatiliniz başlasın!

 

Aşağıdaki yazan her süre içinde, sıkılmadan, heyecanla ve dolu dolu o tatili nasıl geçirebildiğinizi düşünün. Hayır, düşünmeyin ve birebir hayâl edin lütfen…

 

Bir gün geçti…

Bir hafta geçti…

 

Bir ay geçti…

 

Bir yıl geçti…

 

Beş yıl geçti…

 

On yıl geçti…

 

Hâlâ orada mısınız tatilciler? 20 yıla uzatalım mı?

 

Tamam bitti, rahat…

 

“Yeter yahu içimiz şişti, müebbet tatil falan istemez” diyenler de gelsin buraya, demeyenler de! 

 

Şöyle ikiye ayrılın bakayım. İçimiz şişti diyenler sağda dursun, “müebbet tatil süpermiş, biz sevdik” diyenler de sola geçsin. Ayrılın ayrılın. Hah, tamamdır…

 

Soldakiler size sesleniyorum: Kendinize de bize de yalan söylüyorsunuz. Diyarbakır karpuzu bile olduğu yerde durmaktan şişiyor, 10 yıl kesintisiz tatil yapıp siz nasıl şişmediniz? 10 koca yılı dolu dolu ve kesintisiz bir tatil keyfiyle nasıl geçirdiğinizi anlatın, kurallarımıza da uygunsa eğer size madalya takdim edeceğim.

 

Sağdakiler siz de beni iyi dinleyin çünkü zurnanın zırt dediği yer burası. Kulaklar açılsın iyice:

 

Müebbet tatilde kiminiz ilk yılda, kiminiz 5 yılda, kiminiz 10 yılda şişti. Şimdi, o para pul derdi olmadan özgürce tatil olanağınız olduğu halde şiştiğiniz ana bir geri dönün bakalım… Dönün dönün… Hissedin o anı. Para var, her şey serbest, müebbet tatil kuralları içinde istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz ama yine de sıkıntıdan çatlamışsınız. 

 

Hissettiniz mi? Tamam, orada kalın ve bana tam da o duygunun içindeyken cevap verin: Tatil kurallarını kaldırıyorum. Sıkıntınızı geçirmek için ne yapmak istersiniz?

 

Sağdakiler ve soldakiler, her iki taraftan da özür dileyecek değilim. Sonsuza kadar tatil hayallerinize limon sıktığım için de yukarıdaki soruya yanıt verebilenlere bir hayat gayesi gösterebildiğim için de gayet mutluyum.

 

Bu arada, yazının başında “bu yazı oraya gitmiyor merak etmeyin” demiştim ya, yalan söyledim. Aha bakın nasıl da oraya gidiyor:

 

Müebbet tatilden şiştikten sonra sıkıntınızı geçirmek için yapacağınızı söylediğiniz şeye şimdiden tutunun, hayat size her gün bayram, her gün tatil olsun. 

 

Bu iyiliğimi de unutmayın. Hadi size iyi tatiller!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Please reload

  • Facebook - Grey Circle

Copyright 2017 – 2019 / Yaratım Akademisi, Ceviz Yayıncılık, Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti. tescilli markasıdır. Tüm hakları saklıdır. | bilgi@yaratimakademisi.com